Ohh bee sonunda balayı postumun ilk bölümünü yazmaya başlayabildim!
İnsanlık için küçük bir adım olabilir ama benim için ne kadar büyük bir adım olduğunu tahmin bile edemezsin sayın okuyucu :)
Siyah Tayt Giyen Kız bile yazı hazırladıysa(:P) benim de yazımı hazırlama zamanım gelmiş demektir diyerek büyük bir gazla size bu upuzuuunnn yazımın ilk başlangıcını yapmış bulunmaktayım :)
Evlenecek çiftlerin düğün işleriyle boğuşurken hem kendilerine sıkça sordukları hem de 3.şahıslar tarafından kendilerine sıkça sorulan soru şudur: "Balayında nereye gidiyorsunuz?"
Verilen cevap karşıdaki kişinin içinin fesatlığına bağlı olarak değişir elbette!
Ancak şu da bilinmelidir ki balayında illa herkes deniz kenarına gidecek diye bir şey yok!
Çünkü herkesin zevki, düşüncesi, hayali farklıdır.
Tüm tatilini denizde (özellikle Bodrum-Antalya gibi yerlerde) geçirme fikrini oldum olası sevememişimdir.
Hele bir de balayı gibi özel bir günümü hiç mi hiç öyle heba edemem.
Baştan belirtiyim tekrardan bunlar benim düşüncelerim.
En büyük hayalim canım ülkemin her bir şehrini gezmek ve burada önceliğe sahip bölgeler Güney Doğu, Doğu ve Karadeniz Bölgeleri.
"En çok nereye gitmek istiyorsun?" diye sorduklarında "Mardin-Midyat, Kapadokya ve Karadeniz Turu" diye cevap veren bir insan oldum hep.
Çok şükür Rabbime Batman'ın bir beldesine atanmış olsam dahi Midyat'ta ikamet ediyorum şartlardan dolayı.
Gönlüme göre Midyat'ı soluyorum.
O zaman balayında gidilecek ikinci seçenek olarak elimizde Kapadokya♥ kaldı tabi ki :)
Çok önceden internette dolaşırken ne yazık ki ismini hatırlamadığım bloglardan birinin Kapadokya'da balayı yapmayla ilgili bir yazısına rast gelmiştim. Önerdiği yeri not almıştım telefonuma.
Nasip işte.
Sevdiceğim iletişime geçti, aklımızdaki soruları sorduk (ki benim için büyük bir öneme sahip olan istediğim odanın-bknz:
307 numaralı oda- boş olduğunu öğrendik:)) ve çok şükür ki gönlümüz rahat bir şekilde rezervasyonumuzu yaptırdık.
Gitme zamanı gelince de içimizdeki sevinçle çıktık yola.
Havalimanı'ndan bizi özel bir araç aldı ve
Karlık Evi'ne geldik.
"Evinize Hoşgeldiniz" diyerek karşılandık kocaman güler yüzlerle.
Geçirdiğimiz zaman boyunca yöneticisinden hizmet biriminde çalışanına kadar herkesten güler yüz ve büyük bir ilgi gördük.
Sakın yanlış anlaşılmasın, yalakalık veya ticari amaçlı bir durumdan kaynaklanmıyordu bu ilgi.
Karlık Evi sakinlerinin benimsedikleri vizyondan kaynaklı.
Karlık Evi'nin iç dizaynına ise bayıldım.
Her bir parça oldukça nostaljikti.
Duvarlara yerleştirilen tablolar ise sizi bambaşka boyutlara götürüyordu benim nazarımda.
Her sabah çiftlere özel yeşilliklerin içerisine kurulan kahvaltılarımız ise oldukça iştah açıcıydı.
Karlık Evi'nin Bahçesi'nin bir bölümü meyve ve sebzelerin yetiştirilmesine ayrılmıştı.
Yani soframızdaki domates, üzüm, salatalık tazecikti.
İsteyenler dalından kendisi koparabiliyordu kahvaltıda yemek için.
Bahçenin sol kısmında ise atlar vardı.
Zaten Kapadokya'nın anlamı "Güzel Atlar Diyarı"dır.
Atları o kadar çok seviyorum ki...
Gerçi yanına ilk yaklaşıp sevme aşamam biraz teraddütlüydü.
Ancak sonucuna değdi :)
Bu arada isteyenler at da binebiliyorlar.
Sabahın ilk ışıklarında ise bizi böyle muhteşem bir görüntü karşılıyordu.
Odamızdan akşamüstü manzarası ise kelimelerle ifade edilemeyecek gibiydi.
Günün diğer saatlerinde odamızın balkonundan Uçhisar manzarası.
Balkonumuzdan bir başka manzara...
Karlık Evi sakinlerinden Abdullah Bey ile Bukem Hanım tüm içtenlikleriyle bize Kapadokya'yı gezmemiz konusunda yardımcı oldular.
Kaldığımız süre boyunca nasıl verimli bir şekilde gezebileceğimize dair bize kendilerinin hazırladıkları bir gezi planı verdiler ve birlikte gerekli ayarlamaları yaptık.
Buradan da Bukem Hanım ile Abdullah Bey'e bütün ilgileri ve güler yüzleri için çok çok teşekkür ederim.
Kısıtlı zamanımızda onlar sayesinde oldukça verimli kullandık ve keşke şunu da yapsaydık veya keşke şuraya da gitseydik diyebileceğimiz çok şükür bir şey kalmadı :)
Buraya kadar okuyan varsa eğer öncelikli olarak sabrına teşekkür ederim ve umarım balayında Kapadokya'ya gitmeyi düşünen varsa eğer yardımcı olabilmişimdir.
Bundan sonraki postlarımızda başlıktan da anlaşıldığı üzere Kapadokya'da Balayı yazımın devamını okuyacaksınız.
:)