7 Kasım 2015 Cumartesi

Kim İstemez Ki?

Kim istemez ki hafif bir esinti eşliğinde kucağında kitabıyla kanepede boydan boya uzanıp bir taraftan da meyve dolu sepetten hapurdata hapurdata meyve yemeyi :)

Musmutlu Hafta Sonları!
 
 
 


18 Ekim 2015 Pazar

Sevgililer Günü İçin Bir Fikir


Bayan Hester bunu yılbaşı ağacı için düşünmüş ancak ben sevgililer gününe daha çok yakıştırdım.
Hatta tüm özel günlerde uygulanabilir bence.
Hatta ve hatta elyafın yanı sıra lavanta da koysak içine çok güzel kokmaz mı?
Bu projemiz de oldukça kolay.
Dikiş makinesi olanlar daha kolay yapabilir ama olmayanlar da elde dikerek yapabilirler.
Malzemelerimiz ise şunlar: makas, kurdele, desenli kumaş ve elyaf.
Enjoy!
 
 
 
 
 

3 Eylül 2015 Perşembe

Yaşadığınız Her Ânı Bir Anıya Çevirin


Sevdiceğimle birlikte her pazar TRT 1'de yeni başlayan bir diziyi izliyoruz: "Baba Candır".
Tam bir aile dizisi.
Komik, yer yer duygusal.
Pazar günü yayınlanan 5.bölümünde öyle bir sahne vardı ki ben içimi çeke çeke, salya sümük ağladım.
Bir izleyin bakalım, acaba bir tek ben mi bu kadar etkileniyorum merak ettim.


Tek parça bulamadım, videonun devamı burada.
 
"Yaşadığınız her ânı, bir anıya çevirin."


1 Eylül 2015 Salı

Cengiz Aytmatov - Dişi Kurdun Rüyaları

Aytmatov bu romanında iyi-kötü, ilahi adalet ve kader gibi çetin konuları sorgulamaktadır. İnsanın bu ezeli ve ebedi soruları, bir papaz okulu öğrencisinin düşüncelerinde, esrar kaçakçılarının, Kırgız çobanlarının ve kurtların hayat hikayelerinde irdelenmektedir. İlahi kudretin varlığını sürekli vurgulayan, ama sorumluluğu insanda ve insanların ortak sorumluluğunda arayan çok çarpıcı bir olaylar örgüsü anlatılmaktadır. Dişi Kurdun Rüyaları aynı zamanda çok etkileyici bir "çevre romanı"dır. Aytmatov'un, kirletilen Kırgız bozkırları ve bozulan tabiat dengesi karşısında haykırışıdır.
{Arka Kapaktan}
 
 
Bu kitabı okurken kendimi çok tanıdık bir filmi izliyormuşum gibi hissettim.
Kitabı bitiresiye kadar kendinizi sürekli bir sorgulama içinde buluyorsunuz.
Bana öneren Siyah Tayt Giyen Kız



31 Ağustos 2015 Pazartesi

Kendi Kek Standını Yap!


Yapılışı oldukça kolay.
Elinizde olması gereken malzemeler ise; tabak, büyük boy bardak(mug), yapıştırıcı ve 2 saat bekletirken sabit durmasını sağlayan kağıt bant.
Bayan Hester'ın kullandığı ürünler İkea'ya ait: Tabak - Bardak
 Kolay gelsin şimdiden :)
 
 

 

30 Ağustos 2015 Pazar

Günsel'in Tiramisusu

Malzemeler:
* 2,5 su bardağı süt
* 2,5 çorba kaşığı tepeleme un
* 1 su bardağı şeker
* 2 yumurta
* 1 paket labne
* Kakaolu hazır kek
* Nescafe
* Kakao
 
Yapılışı:
Süt, un, şeker ve yumurta bir tencereye konulup kaynayıncaya kadar karıştırılarak pişirilecek. Soğuduktan sonra 1 paket labne kremaya ilave edilip mikserle iyice çırpılacak. Kekin alt kısmı nescafe(ılık olmalı) ile ıslatılacak ve kremanın yarısından fazlası kekin üstüne dökülecek. Diğer kek de nescafe(ılık olmalı) ile ıslatılacak ve kalan krema dökülecek. Üzerine de kakao serpilecek. Afiyet olsun.
 
NOT: Üst kısma konulacak olan kek ters çevrilecek yani iç kısma gelecek kısım üst kısma gelecek ki kalan krema üzerine döküldüğünde daha düzgün dursun.
 
 
 
 


29 Ağustos 2015 Cumartesi

Hayaller Hayaller...

Tam da yazın akşam serinliğinde ma-aile çaylarımızı yudumlayıp çekirdek çıtlatırken bir taraftan da keyifle sohbet etmenin dibine vurulmalık bir yer değil mi? :)




*kaynak

28 Ağustos 2015 Cuma

Marie Antoinette {2006}







"Ekmek yoksa pasta yesinler!"
Meşhur sözümüzün sahibi Marie Antoinette'nin hayatını anlatan bir film.
Yalnız filmin sonu pek de gerçekteki gibi bitmiyor bilginize.
Versailles Sarayı'nın en saçma adetlerinden biri tüm soylu grubun önünde her sabah kıyafetlerini giymek.
Düşünsenize sabahleyin sizi kalabalık bir grup karşılıyor.
Bu arada kitabını okumak isterseniz benim önerim hemen şurada.
 
 
Yönetmen: Sofia Coppola
Yapım: 2006
Tür: Biyografi, Dram, Tarih
Konusu:
Dünya tarihinin sıkça kötülenen, tutkuyla tartışılan ve en nihayetinde yanlış anlaşılan, en kötü şöhretli kadınlarından biri, bir 18. yüzyıl efsanesi Marie Antoinette, bu filmde ne tarihe mal olmuş bir kötü kişi ne de ilahi bir simge olarak canlandırılmış; aksine, felaketin eşiğindeki yoz bir dünyaya itiverilmiş, kafası karışık ve yalnızlık çeken bir yeniyetme olarak betimlenmiş. Bu taze ve renkli 21. yüzyıl yorumu, on beş yaşında 16. Louis ile evlenip on dokuz yaşında kraliçe olarak ülkeye hükmetmesine ve nihayet Versailles’ın düşüşüne kadar genç kraliçenin izini sürüyor.
 
 


*sinemalar.com

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Kendi Şamdanını Yapmaya Ne Dersin?

Evet, sorumu tekrarlıyorum bayanlar, kendi şamdanınızı yapmaya ne dersiniz?
Üstelik bunu evdeki minik obje ve biblolardan yapacaksınız.
Nasıl mı?
Çok basit.
 
Çoğu kişinin evinde ya da annesinin evinde kullanmadığı ama atmaya da kıyamadığı bir köşede bekleyip duran biblo, eski tuzluk, obje vs. mutlaka vardır.
İşte onları toplayıp masaya gözümüzün önüne çıkarıyoruz.
 
Hangisi hangisiyle uyumlu, hangisi hangisinin üzerine gelecek diye belirliyoruz.
 
Kuvvetli bir porselen yapıştırıcısıyla yapıştırıp, 2 saat boyunca bozulmadan sabit kalması için kağıt bandımızla sabitliyoruz.
Rengini beğenmediğiniz varsa 2 saat sonra bantı çıkardıktan sonra boyama işlemini yapıp kurumasını bekliyoruz.
 
Vee ta-daaa!
İşte kimsede olmayan el emeği şamdanımız hazır bile.
 
 
 
 
 
 
 
 


Gülistan Sofrası @ Pendik

Pendik sahil yolunda bulunan Gülistan Sofrası'na yolunuz düşerse kestane pastası yemeyin.
Pasta hiç de benim hayal ettiğim gibi çıkmadı.
Ama tatlı konusunda sevgili kocacım daha şanslıydı.
Çünkü doğru bir tercih yaparak dondurmalı irmik helvası siparişi vermişti.
Keşke ben de dondurmalı irmik helvası siparişi verseydim.
Gülistan Sofrası'nın manzarasına diyecek yok, itiraf ediyorum.
Gittiğinizde ister dışarıda bahçede oturun, isterseniz içeride terasta.
 
 
 
 
 

25 Ağustos 2015 Salı

Anonymous: Was Shakespeare A Fraud? {2011}





Yönetmen: Roland Emmerich
Yapım: 2011
Tür: Dram, Tarih, Siyaset
Konusu:
Kraliçe Elizabeth dönemi İngilteresinde geçen hikaye, yüzlerce yıldır onlarca entelektüelin kafasını kurcalayan bir soruya odaklanıyor: İngiliz edebiyatının en büyük ismi William Shakespeare'in eserlerinin arkasında başka biri mi vardı? Onlarca edebiyat eseri başka birilerinin kaleminden çıkmış olabilir miydi?
Konuya ömrünü adamış uzmanlar, yazılmış onlarca kitap ve üretilen teorilerden sonra şimdi Roland Emmerich, Anonim filmiyle İngiliz edebiyatına aynı soruyu soruyor. Dönemin skandal dolu siyasetine ayna tutarak, Kraliyet ailesinin küstah ve güç tutkunu hali Londra'da 'sahneleniyor'...
Kurtuluş Günü, Godzilla, Yarından Sonra, MÖ.10,000, 2012 gibi büyük bütçeli filmlerin arkasındaki isim olan Roland Emmerich'in yönetmenliğinde çekilen Anonim'in senaryosu ise John Orloff'a ait. Filmde William Shakespeare rolünü ise Rafe Spall canlandırıyor...
 
 
 
Dönem filmlerine karşı zaafımın olduğu malumunuz.
Hele ki bu dönem filmleri içerisinde İngiltere, I.Elizabeth, Tudor Hanedanlığı vs. varsa yeme de yanında yat.
Bir de işin içine William Shakespeare girerse peki?
Oouvv...
Ne kadar da cezbedici olur :)
Filme dair şok edici detaylar vermek istiyorum deli gibi ama kendimi tuttuğumu bilesiniz.
İzleyin mutlaka diyorum, bak mutlaka ama mutlaka.
Aşağıya filmin fragmanını ekliyorum.





24 Ağustos 2015 Pazartesi

Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. Romanları, zengin hayat hikayesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir. Medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırırken yaptığı tahliller, insanımız ve toplum yapımız açısından dikkate değer hükümler taşır. Saatleri Ayarlama Enstitüsü toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan teknikle anlatıyor.
{Arka Kapaktan}
 
 
Siyah Tayt Giyen Kız'ın önerisiyle almıştım kitabı.
Ve yine okumaktan pişman olmadığım bir kitap oldu.
Gerçi bu zamana kadar okumuş olmalıydım klasikleri.
Ama utanarak itiraf ediyorum ki okumadım.
Kütüphaneme katacağım daha birçok kitap var o yüzden.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı kitabını ilk okumaya başladığımda "Ne kadar saçma şeyler oluyor böyle" diye bir tepki vermiştim.
Ancak mevzu bahis Ahmet Hamdi Tanpınar olunca daha derinlemesine düşünmek gerektiğini ayırt ettim.
Arka kapakta yazanlar ne demek istediğimi anlatmaya yeter de artar diyorum.
İçinizde benim gibi okumaya geç kalmış olan varsa bu kitabı, ilk fırsatta okusun diyorum.
 
 
 


23 Ağustos 2015 Pazar

Rengarenk İpler

Bu rengarenk iplerle birçok bebek yeleği ördüm.
Tabi havalar ısınıncaya kadar.
Sıcak havalarda malumunuz kalın iplerle iş yapılamıyor, yapılsa bile zor oluyor.
Ben de yazın genellikle yazma oyası yapmayı seviyorum.
Ancak ipler henüz bitmedi ve yapılacak yeni şeyler beni bekliyor :)
 
 
 
 


22 Ağustos 2015 Cumartesi

Duygu'nun Damla Çikolatalı Keki

Arkadaşlarımdan aldığım tariflere onların isimlerini vermek hoşuma gidiyor.
Böylece tarifler daha kalıcı oluyor benim için.
Bittiğinde yeniden yapasım geliyor.
O derece seviyorum bu keki.
Yanında da bir bardak süt, ıımmhh miss gibi.
 
Malzemeler:
* 3 yumurta
* Yarım su bardağı sıvı yağ
* 1 su bardağı süt veya yoğurt
* 1 su bardağı şeker
* 1 paket kabartma tozu
* 2,5-3 su bardağı un
* Damla çikolata
* Çekirdeksiz kuru üzüm
* Tarçın
* Ceviz (ben ceviz eklemiyorum)
 
Yapılışı:
Yumurta ve şeker iyice karıştırılır. Sonra yağ ve yoğurt eklenip karıştırılır. Daha sonra un ve kabartma tozu katılarak karıştırılır. En son damla çikolata, üzüm, tarçın ve ceviz eklenir. Hamurumuzu unlanıp yağlanmış kek kalıbına döküyoruz ve 180 derecede pişiriyoruz. Afiyet olsun.
 
 
 


21 Ağustos 2015 Cuma

Ev Yapımı Çilek Reçeli

Ta-daaa!
Karşınızda anne çilek reçeliyle yavru çilek reçeli.
Hayatımda ilk defa reçel yaptım ve çok mutluyum :)
Herkese zorla yedirmeye çalışmam ise tamamen heyecandan :)
 
 
 
 


20 Ağustos 2015 Perşembe

The Secret Life Of Pets



Merakla beklediğim animasyon film!
Sanırım yurtdışında 2016 Temmuz'da gösterime girerken; bizde 2016 Ağustos'ta gösterime girecek.
Olsun beklemeye değer :)
Fragmanı bile oldukça eğlenceli :)


Not: Evet sevgili okuyucu, bu blog sahibesi animasyon film izlemekten büyük zevk alıyor, kim ne derse desin ;)



18 Nisan 2015 Cumartesi

Yalın - Benimki



Haftanın şarkısı, hatta bahar aylarının şarkısı ilan ediyorum bunu.
Herkese musmutlu aşk dolu hafta sonları diliyorum...
♥♥♥
{Aşkta cesur olan kazanır.}
♥♥♥



26 Mart 2015 Perşembe

21 Mart 2015 Cumartesi

Mim: Favori Kitap Ayraçlarınız

Yeni bir mim başlatıyorum kızlar :)
Sizi bilmem ama seviyorum ben mim olayını, eğleniyorum işte :)
Kitap okumayı sevenlerin zevkle yapacağını düşünüyorum.
Umarım yanılmam tabi...
Başlıktan da anlaşıldığı üzere mimimizin konusu şu: "Favori Kitap Ayraçlarınız" neler?
Haydi paylaşın benimle :)
Varsa hikayeleri onları da paylaşın :)

Blog arkadaşlarım bu mimi yaparlarsa çok sevineceğim :)
Bu arada istediğiniz kadar kişiye gönderebilirsiniz, sınırlama yok.
Bir de benim ismini yazmadığım blogcanlardan da "Aaa ben de yapmak istiyorum." diyenler olursa ve yaparlarsa daha da mutlu olurum tabi ki :)
Sosyal mesajımı da vereyim: "Yaşasın kitap okumak!"


20 Mart 2015 Cuma

Seviyorum Kar'ı...

Biliyorum çoğu kişi sevmez, sonbaharı ve kışı.
Oysa ben özledim karın bizlere sunduğu muhteşem manzarasını seyretmeyi.


18 Mart 2015 Çarşamba

Rachel Harris - Benim On Altıncı Yüzyılım

Gençlik romanlarından biri.
Yani benim yaşıma pek hitap etmiyor.
Ancak kafamı dağıtmak için seve seve okudum :)
Serinin ilk kitabı bu.
İkincisini bulsam onu da okurum ne yalan söyliyim :)


“On altıncı yüzyıl ile modern dünyanın zekice bir kurguyla iç içe geçtiği Benim On Altıncı Yüzyılım, okuru daha önce deneyimlemediği, keyifli bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.”

Küçük yaşlarda anne-babası ayrılan, ardından annesinin onu terk etmesiyle ailevi bağlara inancı kalmayan Cat, insan ilişkilerinde başarısız bir genç kızdır. Kendisiyle yakınlık kurmak isteyenlere karşı mesafeli duran, aynı zamanda aşka duvar örmüş biridir. Ta ki babası ve babasının hiç hoşlanmadığı nişanlısıyla çıktığı Floransa tatilinde tanıştığı, doğaüstü güçlere sahip bir Çingene onu 16. yüzyıl İtalya’sına gönderene kadar…

Zamanda yaptığı bu yolculuk sırasında tanıştığı birbirinden ilginç insanlar ve yaşadığı olaylar sayesinde hayata bambaşka pencerelerden bakmaya başlayan Cat, Rönesans İtalya’sındaki macerasına son verip modern yaşantısına dönmeyi başarabilecek midir?

“Merak uyandıran fantastik bir kurguyla yazılmış ve bunu okuyucunun hayal gücünü yormadan gerçekleştirmeyi başarmış olağanüstü nitelikte bir ilk roman.”
The New York Times

“16. yüzyıl ile modern dünyanın zekice bir kurguyla iç içe geçtiği Benim On Altıncı Yüzyılım, okuru daha önce deneyimlemediği bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.”
USA Today

“İlham veren karakterlerle donatılmış, Harris'in esprili üslubunu konuşturduğu oldukça eğlenceli ve fantastik bir roman.”
Publishers Weekly   




17 Mart 2015 Salı

Kelebek Etkisi


Kelebek etkisi vazolara yansıyınca ne olur?
Cevap veriyorum: Çok güzel olur :)
Bunu fark eden G.'nin ince eleyip sık dokuyarak karar verdiği evlilik hediyesi.
TV ünitemde yerini aldı.


16 Mart 2015 Pazartesi

Halatlı Yatak

Beğendim ben.
Gözüme oldukça farklı geldi.
Kışın, kar veya yağmur yağarken, şömine karşısında kitabım ve battaniyemle tembellik yapasım geldi burada.
♣♥♣




♥ Sevgililer Günü Hediyelerim ♥

Gecikmiş bir post daha :)
Üzerinden bir ay geçmiş tabi.
Ups..
Özel günler tabi ki tek bir güne indirgenemez.
Tek bir günde sevgi belli edilmez.
Her gün gösterilmeli söylenmeli sevgi.
Ancak o özel günler de es geçilmemeli tabi :)
Şubat 14'de henüz İstanbul'a gelmemiştim, yani atamam yapılmamıştı.
O yüzden Midyat'ta evde pineklerken kapı çaldı, elime bir paket ulaştı.
Sevdiceğim hepsiburada.com'dan Burberry'nin parfümünü almış :)
Tabi ben mutluluktan 32 diş moduna geçmiştim :)
NOT: Parfümün sevgililer gününde alınmayacak basit bir hediye olduğunu da, karşındakine değer vermediğinin bir göstergesi olduğunu da düşünmüyorum. Bence hediyenin basiti de yoktur.  Belki de karşındaki kişinin duruşuyla niyetiyle alakalıdır.
Ardından yarım saat geçmişti ki kapı bir daha çaldı: Bir çiçek.
Benim düşünceli kocacım♥ çok sevdiğim gülleri de göndermeyi ihmal etmemiş tabi.
32 diş modundan bulutların üstüne çıktım anında tabi :)
Aşk anlatılmaz, yaşanır...


15 Mart 2015 Pazar

Sürpriz Damatlar{2014} ile Nabrut'a Misafir Yazar Oldum!




Fransız filmi mi?!.
Yooo!!
Hayııırr!!
Sıkıcı, soğuk, eğlencesiz, durağan...
Kısacası benim gibi Fransız filmlerine karşı önyargısı olanlardan mısınız?  
Bu önyargınızı kırmanın vakti geldi o zaman:
 Sürpriz Damatlar!
Sıcak, eğlenceli, akıcı, keyifli...
Filmle ilgili geri kalan düşüncelerimi okumak istiyorsanız Nabrut'a ışınlanmanız lazım acilen :)
Çünkü bu haftanın misafir yazarı benim kızlar!



Düzenli Eşarp

Hazır eşarplarımı düzenlemişken ve bu düzeni bozmamışken paylaşayım istedim.
 
 
 


12 Mart 2015 Perşembe

Derine En Derine

 Biliyorsunuz yeni favori dizim Aşk Yeniden.
Aşk Yeniden'in yeni bölümünde kopmama vesile olan sahneyi paylaşmak istiyorum.
Evet dayanamadım!

Derine, enn deruneee! :))




Boncuktan Bileklik

Batman'daki öğrencimin vermiş olduğu masumane bir hediye.
El emeği.
Kıymetli.
 Kullanmasam da saklıyorum hatıra olarak.





11 Mart 2015 Çarşamba

Soğanlı Maydonozlu Omlet

Bu aralar fena taktığım omletin nasıl yapıldığını paylaşacağım sizinle kızlar.
Aslında herkesin bildiği bir omlet tarifi.
Ama bloğumda bulunsun değil mi :)
Malzemeler:
* 2-3 adet yumurta
* 1 adet soğan (ben mor soğan kullandım)
* Yarım demet maydonoz
* Sıvıyağ
* Tuz
Yapılışı:
Soğanları ince ince dilimliyoruz, tıpkı yemeğe katacakmışız gibi.
Sonra tavamıza sıvıyağı döküp üzerine soğanları ekliyoruz ve soğanın acısının çıkmasını bekliyoruz.
Bu arada maydanozları ince ince dilimliyoruz.
Doğradığımız maydanozları soğanın üzerine ekleyip ikisinin de yumuşamasını bekliyoruz.
Sonra yumurtaları kırıp tuzunu ekliyoruz.
Afiyet Olsun!




10 Mart 2015 Salı

Miss Granny {2014}








Yönetmen: Hwang Dong-Hyuk
Yapım: 2014 - Güney Kore
Tür: Fantastik, Dram, Komedi, Müzikal
Konusu:
Oh Mal-soon, küfürü seven yetmiş yaşlarında bir bayandır. Oldukça üzgün olduğu bir gece yürüyüşe çıkar ve kendini "Gençlik Fotoğraf Stüdyosu"nda bulur. Vitrinde gördüğü Audrey Hepburn ona gençliğini hatırlatır. Cenazesinde kullanılabilmesi için ardında herkesin kendisini güzel hatırlayabilmesi için vesikalık çektirmeye karar verir. Ve ta-daaa: Eski bir anneannenin yerine genç ve güzel bir bayan haline gelmiştir! Yirmi yaşındaki 'Audrey' olur ve zamanını iyi kullanmaya karar verir...
Film 124 dakika sürüyor. Fantastik bir içeriği var ama eğlenceli de aynı zamanda.
Tabii yer yer duygusala da bağlamıyor değilsiniz.
Sadece ben de beğenmemişim üstelik, bakınız Nabrut'un yazısına :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...