17 Kasım 2014 Pazartesi

Fatma Sevildi Nişanlık Modelleri







Birbirinden güzel modeller ile tüm gelin adaylarının hayallerini gerçekleştirebilen bir modaeviyle tanıştırmıştım sizi şu yazımda. Duramayıp yine sitesine bir göz attığımda birbirinden güzel modellerle karşılaştım yine. Düğün, kına ve nişan'da farklılık ve kalite isteyen gelin adaylarının tercih edebileceği biri bence Fatma Sevildi. Modelleri seçerken o kadar zorlandım ki, çünkü her biri birbirinden güzel ve özenli.

 
Fatma Sevildi Moda Tasarım Ofisi
Fevzi Paşa Cad. Eski Altay Sok. Gülsaray Apart. No:2 D:5 Atikali 34087 Fatih/İstanbul
Randevulu olarak çalışılmaktadır: Pazar günleri hariç 11.00-18.30
 
 
Daha detaylı bilgiyi Fatma Sevildi'nin kendi sitesinden iletişime geçerek edinebilirsiniz.
 
 

16 Kasım 2014 Pazar

Kilis: Ashab-ı Kiram

{Hz.Zübeyr ile Hz.Talha'nın Türbesi}
Pek bilinmese de Kilis'te Ashab-ı Kiram'dan birçok önemli zaatın türbesi var. Eşim ilk dediğinde gerçekten eşin ciddiyetini kavrayamamıştım. Ancak çok şükür ki görme fırsatım oldu ve dua ettim. (Allah'ım kabul etsin inşallah.)

 İlk türbemiz Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) hem akrabası hem de ashab-ı kiram'dan olan Hz.Zübeyr ile Hz.Talha'nınki. Türbenin içine giremedik. Aslında anahtarı oradaki dükkanlardan bir tanesinden alınıp girilebiliyormuş, sonradan öğrendik. Zamanımız da kısıtlı olduğundan giremedik ne yazık ki. Artık bir dahakine inşallah.

 {Sahabe Şeyh Muhammed Bedevi Türbesi}
Hz. Peygamber zamanında "rıtl" isimli ölçü birimini tayin eden Sahabe-i Kiram Şeyh Muhammed Bedevi Rıttali, Hz. Ömer'in halifeliği zamanında Ebu Ubeyde bin Cerrah komutasındaki İslam Ordusu ile bu bölgeye geldiği ve burada H.17-M.638 yılında şehit düştüğü bilinmektedir.



 Evliya Çelebi'nin Seyehatname'sinde "Şehrin batısında bir büyük tekke vardır. Burada Sahabe-i Kiram'dan Şeyh Muhammed-i A'rabi ve Rıttali diye meşhur bir zat yatar..." şeklindeki açıklamasından bu türbedeki sandukanın Muhammed-i A'rabi ve Rıttali adlı sahabeye ait olduğu anlaşılmaktadır. Türbe yapısı, 14.yy'ın ikinci yarısında inşa edildiği izlenimi vermektedir.

Vee Kilis postumu güzel bir Kilis manzarası ile bitiriyorum :)
 
 

15 Kasım 2014 Cumartesi

Kilis: Camiler

Merhaba Sevgili Blog!
Biliyorum çok ayıp ettim, düğün detaylarımı paylaştım ama balayına dair bir yazı hazırlamadım daha. Kendimi kınıyorum bu tembelliğimden ötürü. Gerçi öncesinde Kilis'ten bahsetmem gerekiyordu ve artık yazımı hazırladım :) Ne mutlu bana, aferin!
Efenim yukarıda görmüş olduğunuz meydan Cumhuriyet Meydanı. Kilis'in merkez çarşısı gibi bir yer. Arka tarafta görünen muhteşem cami Tekke Camii, ki birazdan detaylı bilgi vereceğim. Kilis küçük bir şehir ve henüz yeni yeni yapılanmaya başlamış bir şehir. Ayrıca da uzun yıllar ihmal edilmiş bir şehir. Oysa ki yöneticiler şehrin yapılanmasıyla ilgili gerekli özeni gösterseler birçok açıdan gelişmesine olanak tanıyacaklar.
Kilis ile ilgili bu postum camilerle ilgili olacak. Daha sonraki yazımda ise türbelerden bahsedeceğim. Yalnız o gün Kilis'in diğer rengarenk çarşısını fotoğraflamayı unutmuşum :(

Atatürk heykelinin önündeki çocuklardan bir tanesi sağ olsun her fotoğraf karesine girebilmek için büyük çaba harcadı. En sonunda dayanamayıp dedim ki "Senin fotoğrafını internete koyacağım Furkan!" Çocuk gayet umursamaz tavırla koy dedi :) Ama umarım ismini yanlış hatırlamıyorumdur :/

Meydanda bulunan Atatürk heykeli... Kilis çok büyük bir yer olmasa da gezilip görülmesi gereken memleketimin yegane yerlerinden birisi.

{Tekke Camii}
16.yy klasik Osmanlı üslubunda yapılmış merkezi planlı bir camidir. Etrafındaki yapılarla birlikte Canbolat Paşa Külliyesini oluşturur. Bu nedenle Canbolat Camii olarak da anılır. Vakfiyesine göre camii, 1553 yılında Kilis Sancak Beyi Canbolat Bey tarafından yaptırılmıştır. Mimarı bilinmemektedir.

16.yy Klasik Osmanlı Mimarisi özellikleri taşıdığı için Mimar Sinan'a ve onun kalfalarına mal edilmekle birlikte, bu durumu aydınlatacak bir belgeye henüz rastlanmamıştır. Ancak Mimar Sinan'a ait Halep'teki Hüsreviye Camii ile benzerlikler göstermesi bu fikri güçlendirmektedir.

Mimari bakımdan Kilis'in en önemli camisidir.

Son cemaat mahalli 5 küçük kubbe, cami ise büyük tek bir kubbe ile örtülüdür. Cami kubbesi 14.40 metre çapıyla Kilis'in en büyük kubbesidir. Büyük kubbenin görkemli görünümü ve diğer kubbelerle ahenkli uyumu yapının mimarisine damgasını vurur.

Caminin en önemli unsurları ise mihrap ve minberdir. Renkli taş ve mermer kullanımı, usta taş işçiliği, karmaşık süslemeleriyle türünün en özgün örneklerini oluştururlar. Minber, Evliya Çelebi tarafından da hayranlıkla övülmüştür. Giriş kapısı üstü mukarnasları da dikkat çekicidir.

{Kadı Camii}
Kayıtlara göre "Karakadı" adıyla tanınan Ali bin Ahmet Alaeddin-er-Rumi tarafından 16.yy başlarında yaptırılmıştır. Bu yüzden Kadıoğlu ve Karakadı adlarıyla da anılır. Karakadı Kilis'in Osmanlı döneminde fetihten önce ve fetih sırasından tahririni yapmış, yaptığı deftere Defter-i Atik adı verilmiştir.

Özgün olarak kare planlı olan camii, sonradan 19. ve 20.yyda yapılan onarımlarla doğu-batı yönünde genişletilmiş ve enine uzanan dikdörtgen plana kavuşmuştur. Düz çatılıdır. Kıble duvarında, biri sonradan genişletilen bölümde, iki mihrabı vardır. Minber sonradan yapılmıştır. Çapraz tonozlarla örtülü son cemaatin önündeki avlu bölümü siyah-beyaz taşlı geometrik zemin döşemesiyle kaplıdır. Caminin ana yapısından ayrı olarak kare bir kaide üstünde yükselen minare dikkat çekicidir. Şerefe altı mukarnaslarla bezelidir.

{Muallak Camii}

Kilis'te iki katlı olarak yapılmış tek camiidir. Canbolatoğulları'nın kahyası olarak bilinen Tanrıverdi Hasan Bey tarafından yaptırılmıştır. Kilis muhassırı (tahsildar) olarak görev yapan ve Şamlı bir Türk olan Hasan Bey 1599 yılında vefat etmiştir ve mezarı avluda yer almaktadır. Buna göre inşaa kitabesi bulunmayan yapının 16.yy'ın son çeyreğinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde bahsi geçen caminin II.Abdülhamid Han Albümleri'nde de fotoğrafı bulunmaktadır.


Caminin alt katında dükkanlar ve depolar, üst katında ise ibadet bölümü yer alır. Bu bölüme üstteki yüksek terastan girilir. İbadet bölümünün üst katta yer alması ve minarenin giriş kapısı üstünde olması caminin "havada, boşlukta duran" anlamında "Muallak" ismiyle anılmasına neden olmuştur. Kapı üstünde duran minarenin gövdesinde tek bilezik ve mukarnaslı tek şerife vardır.

8 Kasım 2014 Cumartesi

Hamarat Kadın @ Pazar Esintisi

Merhaba,
Pazaresintisi.com bünyesinde bir sosyal sorumluluk projesi başlattık: Hamarat Kadın
Bu platformda üretici hanımlar ile tüketicileri buluşturmayı hedefliyoruz. Üretici hanımların yaptıkları ürünleri [yöresel yiyecekler,reçeller,çeyiz işleri vs......]bu ürünleri arayan tüketicilere ulaştırabilecekler. Bu program tamamen ücretsiz olup biz hiçbir şekilde komisyon vs. almıyoruz. Üretici hanımların yapacakları ilk adım ilgili sayfada yer alan kayıtlarını tamamlamalarıdır.[hangi ürünleri üretiyorlar,bölgeleri neler vs...]
Çevrenizde veya sisteminizde bu şekilde üretim yapan hanımlar varsa bu platforma yönlendirebilirsiniz ki sisteme dahil olabilsinler.
Aşağıdaki linkte platform vardır:
 
 

Oya Köksal
pazaresintisi.com Halkla ilişkiler Direktörü
Eskişehir yolu Dekocity iş merkezi kat 2 no 54 Ankara
0 312 217 56 42
0 544 554 91 81


*tanıtım bülteni

31 Ekim 2014 Cuma

Enrique Iglesias ft. Descemer Bueno, Gente De Zona - Bailando


Bu günlerde sıkça dinlediğim bir şarkı.
Yeni keşfettim.
Çok sevdim.
Hayallerimde nerede olmak istiyorsam oradayım bu şarkıyı dinlediğimde.
Ruh haliniz nasılsa bir şarkıya da öyle anlam verirsiniz hani...
Bana enerji veriyor işte.
Birkaç dil ile söylenmiş versiyonu da var...
Ben en çok İspanyolcayı yakıştırdım şarkıya.
Keyifle dinlemeniz dileğiyle...
:)
 
 

23 Ekim 2014 Perşembe

Sevdiceğimin Toprak Güveçteki Türlüsü

Canım eşimin{♥} spesiyali...
Tadı hala damağımda.
:)
 
 
Peçete: BİM Santa
 


20 Ekim 2014 Pazartesi

2 Sofra: Pembe ve Mor

Sevgili blog, hani sofranın tam ortasında bulunan soslu taze kekik var ya o kadar güzel bir şey ki... Tadı bir harika...
Bağımlılık yapıyor resmen...
 
Peçete: BİM Santa
 
Sevdiceğimle birlikte yaptığımız kahvaltıları özledim... :(
 
Peçete: Markasız
 
 

19 Ekim 2014 Pazar

1000 Parçalık Puzzle: Amsterdam


Aah ah hatırlarsanız tam şu zamanda bir puzzle almıştım büyük bir hevesle.
İşte 1000 parçadan oluşan Amsterdam puzzle'ım evde beklemedeydi hep, yapacaktım güya.
Ama ne zaman?
Bu soru hep bir muamma olarak kalıyordu benim için.
Gel zaman, git zaman...
Sonra benim biricik arkadaşımın puzzle'ın başından kalkamadığını ve oldukça severek yaptığını keşfedince hemen fikrim geldi: Bu puzzle'ı yapsa yapsa Siyah Tayt Giyen Kız yapar!
Çünkü birkaç defa denemişliğim, sabredememişliğim ve sinir olup başından kalkıp toplamışlığım var :)
Ta daaa!!!
İşte sonuç :)
Yaparken 3 kişi çok acı çektik, ama en çok da Siyah Tayt Giyen Kız acı çekti.
Sanırım bana içinden tüm iyi dileklerini sunmuşluğu var :)
Cık cık cık, kınıyoruz kendisini, ahahaha :D
Ama bir yerde de haklı yani, ben hangi akla hizmet gidip gri tonlarında bir puzzle seçtiysem.
İşte cahillik bilemedim :)
Sonuçta bir hevesle almıştım o zamanlar.
Neyse efenim, ben bu puzzle'ın parçalarını bulmaya çalışırken ve o sırada sinir olmuş oflayıp puflarken Siyah Tayt Giyen Kız yüzünde şeytani bir gülümseme ile diyordu ki "Dur sen duur, ben içimden geçenleri bloğumda çok net paylaşıcam."
Ne yazacak meraklardayım ben de o yüzden :)
Az sevimlilik yapsam acaba azcık kızma ihtimali nedir sizce? :)


18 Ekim 2014 Cumartesi

Hep mi Hasta Olsam?


Balayında şifayı kapan ben çok güzel üşütüp hasta oldum (Aferin bana, hadi kocaman bir alkış). Devlet hastanesindeki doktorun da yazdığı hapın (bence bana yanlış hap yazdı çünkü hap bende bildiğin kafa yaptı ve sürekli uyudum) bana ağır gelmesi sonucunda ayağa kalkamayan bana biricik kocacımdan harika bir sofra sürprizi geldi. Aslında bu gördükleriniz tepsi üzerinde geldi ama ben mutfakta yiyeceğim diye tutturduğumdan mutfağa taşındı :)
 
Not: O hamur işini ben yapmıştım bir gün önce.
 
 

17 Ekim 2014 Cuma

Ruhun Hangi Dünya Milletine Ait?

Kızlarla eğlencesine yaptığımız testte "Eğer İngiliz çıkmazsam çok üzülürüm." dedim veee sonuç ortada :) Kendimi biliyorum yaaa :) Haydi siz de buyrun testi yapın, tık tık...


4 Ekim 2014 Cumartesi

Kurban Bayramı {2014}

Hepimizin Kurban Bayramı mübarek olsun...



{adaşehir}
 
 
 
 
*fotoğraf deviantart.com (by Megane)

3 Ekim 2014 Cuma

Canım Botum Benim


İşte İtalyan model botum :)
Dayanamayıp aldığım canım botum, trendyol'un Bambi kampanyasından.
Siyah Tayt Giyen Kız da çok farklı tarz bir bot aldı, umarım botuyla ilgili bir yazı yazar.
(Evet psikolojik baskı kuruyorum)
Ve siz bu yazıyı okurken ben yolda olacağım inşallah.
Adana yolcusu kalmasıııınn :)

 
 

2 Ekim 2014 Perşembe

Salomi - Lizeta Kalimeri



Günün şarkısı değil, ayın hatta yılın şarkısı olmaya aday benim gözümde...
Keyifli dinlemeler...

29 Eylül 2014 Pazartesi

Gülben Ergen ♥ Erhan Çelik

 


Gülben Ergen'i severim.
Bugün evlendiğini duyunca da çok şaşırdım, ama mutlu da oldum hani.
O da mutlu olsun bir ömür boyu çocukları ile beraber.
Erhan Çelik ile evlenmiş.
Nikahları Ege'nin dağ köylerinden Şirince'nin asırlık konağında olmuş.
Konsept olarak başak ve lavantayı seçmişler.
Gelin çiçeği hariç iyi ki seçmişler dedim.
Malum Gülben Ergen de başak burcu benim gibi.
Ben de severim lavantayı.
Sanırım başak burcu olan herkes seviyor bu çiçeği.
Gelinliğine ise bayıldım desem yeridir.
Kendisine o kadar çok yakıştırdım ki...
Fotoğraf çekimine ise laf yok, kim çektiyse harika çekmiş belli ki.
Gülben Ergen'in nikahtan sonra instagrama koyduğu fotoğrafın altına yaptığı yorumu da buraya eklemezsem olmazdı, çünkü çok anlamlı...
 
 "Önce 'Güven' dedi, aşktan önce gelir 'Kabul mü?' dedi, 'Evet' dedim. Sonra saygı dedi, kabul mü, evet dedim. Senin anneliğin benim babalığım bir ömür boyu önceliğimiz dedi. Kabul mü diye sormadı. Elimi hiç birakmadan yaşamak isterim ama sen demek biz demek, oğullar demek aile olmak demektir. Sevgili olmayı ailemizin çatısında yaşayalım, senin gülün ben de hiç solmayacak söz dedi. kalbim dedim... Soyadı artık soyadım. Çelik..."
 
 

*hürriyet.com.tr

14 Eylül 2014 Pazar

Belle {2013}

 



 
Yönetmen: Amma Asante
Yapım: 2013
Tür: Drama
Konusu:
Gerçek yaşanmış bir öyküden uyarlanmış bu film İngiltere'nin dünya köle ticaretinin başı olduğu bir dönemde İngiltere Yüce Mahkemesi Başkanı'nın oğlu siyahi bir kadından doğma bir kız çocuğunu büyütülmesi için aile malikanesine getirmesiyle başlar. Belle İngiliz aristokrasi kurallarına göre büyütülecektir ama gene de onlardan biri olabilmek için alınması gereken yol uzundur.
 
 
Dün uzun zamandır dönem filmi izlemediğimi fark ettim. Hemen açtım interneti, demek ki benim dönem filmi izleme zamanım gelsin. Seviyorum dönem filmlerini, romantik miyim ne? :) Modern filmlerden ziyade dönem filmlerinin kıyafetleri, atmosferi, kuralları, ortamı, malikaneleri vs. büyülüyor beni. Belle filmi izlenmesi gereken filmlerden biri bence. Yalnız son sahnede esas oğlanla yaşadığı bir durum var ki "yok artık o dönemde bu davranışı yapamazsın kızııımmm..." diye bir tepki verdim. İzleyin siz de görün bakalım o sahneyi bana katılacak mısınız :)
Bu arada İngiltere Yüce Mahkemesi Başkanı Belle ve kuzeninin bir portresini yaptırır gerçekten de. Bakınız son fotoğraf. Bu portre Kuzey Londra'daki Hampstead'da yer alan ve aile malikanesi olan Kenwood Malikanesi'nde 1922'ye kadar asılı kalmıştır; daha sonrasında ise İskoçya'daki bir müzeye götürülmüştür.
 
 

10 Eylül 2014 Çarşamba

{Türban Gelin Başım}


Saç aksesuarım, kenar dantelimi gelinlikçim ECEM MODAEVİ tarafından verdiğini daha önceden belirtmiştim zaten.
Yalnız biliyorsunuz ki iş sadece gelinliğin içinize sinmesi ile bitmiyor.
Artık kuaför telaşımız başlıyor biz gelinlerin.
"Acaba neresi daha iyi yapıyordur, neresi daha güvenilirdir, nereye gidersem palyaçoya benzemeden tam istediğim gibi tam hayal ettiğim gibi bir türban başına ve makyaja sahip olabilirim?" gibi milyonlarca soru oluşuyor kafamızda.
Ben bu konuda da şanslı olduğumu düşünüyorum.
Eskişehir'de olduğum zaman her daim gittiğim kuaförüm Asiye Abla'ya teslim ettim kendimi.
Misal kaşlarım konusunda çok hassasımdır ben ve bu konuda güvenebileceğim tek kişidir Asiye Abla.
Ne yazık ki siz benim abartıdan uzak güzel makyajımı göremiyorsunuz.
Kuaför Asiye'de Asiye Abla kız kardeşi Ayşe Abla ile çalışıyor yıllardır.
Ayşe Ablayla da iletişimim vardır ama gittiğim zaman ne kadar kalabalık olursa olsun sadece Asiye Abla'yı beklerim ben.
Belki güven meselesi belki de karşılıklı aldığımız elektrikle alakalı, bilemiyorum.
Hatta yukarıda görmüş olduğunuz fotoğraflar Eskişehir'de gerçekleştirdiğimiz dış çekim içindi.
Öğlen yola çıkacağımız için çekimimizi 9.00'a ayarlamıştık ve sabah 7.30'da Asiye Abla benim için erkenden açtı kuaför salonunu.
Tekrar teşekkürler Asiye Abla :)
Bu türban gelin başımı o kadar çok beğendim ki Kilis'teki düğünümde de aynı modeli yaptırdım fotoğrafları göstere göstere :)
KUAFÖR ASİYE'yi içim rahat öneririm.
Ama bence gittiğinizde Asiye Abla'yı bekleyin siz de :)
 
 
KUAFÖR ASİYE
Adres: Işıklar Mah. Sivrihisar Cad. No: 107/A ESKİŞEHİR
Tel: 0222 220 10 91
Facebook: Kuaför Asiye Eskişehir
İnstagram: KUAFORASİYE
 
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...