17 Mayıs 2017 Çarşamba

Nil Karaibrahimgil - Meğer Ben Aziz Arif'mişim


İlk dinlediğim anda, gözyaşlarıma hakim olamamıştım.
Şıpır şıpır aktı süzüldü yanaklarımdan yaşlar.
Tekrar tekrar kaç defa dinledim hiç bilmiyorum bile.
Kimseye dile getiremediğim duyguları Nil Karaibrahimgil ne de güzel dile getirmiş.
Belki de içimde yaşadığım o duygu yoğunluğundandı, bilemiyorum.
Hala beni etkileyen, ve evet hala gözlerimin dolmasını sağlayan bir paylaşım.
Ne de güzel yazmış, söylemiş, paylaşmış; iyi ki...

Meğer minik bir yavrunun gözlerinde kainatın sırrı gizliymiş; bakıp çözülmezmiş, sadece dalıp gidilirmiş...

Meğer Ben Elif Nisa'ymışım...





5 Mayıs 2017 Cuma

Gurme Ayten Usta




1 Mayıs tatilini Eskişehir'de değerlendirmek istedik. Hazır tatil, minik geniş aile olarak annemde buluştuk. Ne yapsak nereye gitsek diye düşünürken kahvaltı yapma fikri cazip geldi. Malumunuz 16,5 aylık bir bebişim var ve her plan bize göre düzenleniyor :) Cansınız benim minik geniş ailem ♥

Konuya geri dönecek olursak eğer... Heh kahvaltı demiştik ama nerede kahvaltı yapmalıydı. Elif Nisa oldukça hareketli bir bebek ve dikkatini çeken ve enerjisini atabileceği yani bize olduğu gibi onun da rahat edip eğlenebileceği bir yer olmalıydı. Offf cümleye bak!

İşte biz bundan sonraki her fırsatta gideceğimiz mekanımızı bulduk: Gurme Ayten Usta! O kadar nezih, o kadar temiz, o kadar ilgililer ki... Üstelik sadece yetişkinler düşünülmemiş. Bak burası çok mühim! İnsan  bir bebeği olduktan sonra anlıyor gidilecek yerde "anne-bebek bakım odası/emzirme odası ya da oyun alanı/park var mı"nın önemini. Dışarıdan abartı olarak düşünülebilir ama anne olanlar benim ne demek istediğimi gayet net anladılar bence :)

İşte efenim Gurme Ayten Usta o yüzden şahane bir yer! Çünkü;
1-Kocaman yemyeşil bir bahçesi
2-O bahçede yapay bir göl
3-Yine o bahçede çocuklar için park (ama dedim size bahçenin kocaman olduğunu :)
4-İçeride de çocuklar için oyun odası (inanılmaz güzel ve yaratıcı içerisi)
5-Yine içerideki duvarlara serpiştirilmiş çocukların keşfedebileceği duvara monte psiko-motor gelişimi destekleyen üniteler mevcut.
6-Doğal ürünlere meraklıysanız kapının oradaki holde bolca mevcut, satın alabilirsiniz.
7-Kahvaltısı bir harika! Tadı damağımda kaldı valla.

Üstelik şahsi arabanız yoksa bile tramvaya binip son durakta inip hemen yokuştan aşağıya indiğinizde (yaklaşık beş dakikalık bir yürüme mesafesi) karşınıza çıkıyor bu şahane yer.

Burası aslında şehrin içinde ama aynı zamanda da dışında. Anlatabildim mi acaba? :)

Sanırım ne kadar çok sevdiğimi siz de anlamışsınızdır. Bütün ödülleri hak ediyor bence, helal olsun diyorum. Gidin efenim gidin ama mutlaka gidin :)








Wattpad ^.^

Herkese merhabalar!
(iç ses: herkes derken, kaldı mı ki senin bloğuna bakan -,-' )
Belki kalmıştır :)

Efenim ben verdim kendime gazı, verdim gazı, hoop bi baktım wattpad'de birşeyler karalamaya başlamışım. Okumak da yetmedi bana artık. Evet evet bir ben eksik kalmışım, herkescikler de beni bekliyormuş gibi :)

Hikayemin adı da "Aşkın Sonbahar Ritmi". Belki girip okumak istersiniz diye de linkimi paylaşayım dedim: adasehir kullanıcı adıyla wattpad'deyim a dostlar! Aferim bana!

Kendinize çok iyi bakın,
sevgilerimle

Selcan :)


22 Mart 2017 Çarşamba

Nehir Erdem - İki Entrika Bir Düğün İsmail




BA-YIL-DIM!!!
Tek kelimeyle bu kitaba bayıldım sayın okuyucu.
Uzun zamandır tadı damağımda bu kadar güzel kalan bir kitap okumamıştım.
Bitireli birkaç gün oldu ama yeni bir kitaba başlayamıyorum.
Ay resmen boşluğa düştüğümü hissediyorum bu kitaptan sonra.
Kıkır kıkır gülerek okuduğum nadide kitaplardan.
Özlemişim bu tarz kitap okumayı da.
Beni gülme krizine sokan üç repliği paylaştım yukarıda ama emin olun güleceğiniz daha çok olay var.
Nehir Erdem bundan sonra favori yazarlarımdan oldu :)
Diğer kitapları da ilk fırsatta alınacak, o kadar! :)

Konusuna gelecek olursak eğer;
Esas oğlanımız İsmail mahallenin yakışıklı genci, ağır abisi, gamzelisi ve minibüs şoförü.
Esas kızımız İnci yeşil gözlü bir ahu ve üniversite öğrencisi.
İkisinin de ortak yanı; keçi gibi inatları, hiçbir lafın altında kalmamaları, ailelerine karşı gelemeyecek kadar saygılı olmaları ve annelerinin evlendirme çabaları.
Bir de tüm bunlara dedikoducu bir mahalle eklersek ne olur?
Ortaya oldukça komik bir evlenme hikayesi çıkar :)
Ah o İsmail'in "Komşu Kızı" demeleri yok mu :)
Ah o İnci'nin İsmail'in gamzeli gülüşlerinde erimeleri yok mu :)
ŞAHANEYDİ ♥
Kitap bir de mahalle ağzıyla yazılmış.
Tamam itiraf ediyorum başta yadırgadım ama sonradan alışıyorsunuz o argo konuşmalara.
Her şeyiyle sımsıcak bir aşk hikayesiydi.
Daha fazla şeyden bahsetmek istemiyorum, aslında üzerine çok konuşmak istiyorum ama yapamıyorum.
Çünkü bir başlarsam kendimi durduramayacağım ve tüm hikayeyi anlatacağım.
E haliyle bu da hoş olmayacak çünkü fazlasıyla spoiler olacak, okumayanlar kızmasın sonra :)
Off yaaa ama keşke daha mı yavaş okusaydım da bitmeseydi bu kitap.
Neyse efenim, okuyun okutturun, herkescikler okusun yahu! :)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...