Naşide Gökbudak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Naşide Gökbudak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2014 Cuma

Naşide Gökbudak - Miralayın Kızı Süreyya

Aşkın ve tarihin tozlu sayfalarını aralıyor Naşide Gökbudak.
Duyguların capcanlı yaşandığı bir hikaye Miralayın Kızı Süreyya.
Amasya'da köklü bir ailenin kızıdır Süreyya. Ailenin en küçüğüdür, babaannesi Senane Hanım'ın gözbebeğidir. Bir kertmesi vardır, ama Süreyya Paris'te yaşayan amcasının oğlu ile evlenmek istemez ve nişan günü kaçar...
Zaki, Afganistan Şahı'nın yeğenidir. Türkiye'ye tıp eğitimi görmeye gelir, uzmanlığını psikiyatri üzerine yapacaktır. Onun da Şah tarafından uygun görülen bir kertmesi vardır...
Süreyya ihtilallerin olduğu, demokrasiye alışmaya çalışılan bir dönemde yaşar, aşkı Ankara'nın sonbaharlarında musiki dinleyerek tanır. Acı ile aşkın birbirine girdiği bir hayat yaşar.
Naşide Gökbudak Miralayın Kızı Süreyya'da, Türk Milleti'nin kökleşmiş geleneklerini, evlilik, kadın-erkek ilişkileri, yeni Türkiye'nin kimliğini oluştururken toplumun geçirdiği zorlukları, sürükleyici kurgusu ve akıcı diliyle irdeliyor.
Bir solukta okunan roman kimi zaman buruk bir gülümseme yaratıyor, kimi zaman bambaşka bir iklime sürüklüyor.
 
 
Ama bu aşk böyle bitmemeliydi yaa!! :(
 
 
 


26 Haziran 2014 Perşembe

Naşide Gökbudak - Feraye

Bayıldım!!!
Türk filmi tadında, bence harika bir kitap.
Hatta ben kitabı okurken başrollerine Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ı yerleştirdim bile kafamda.
Tüm sahneler gözümün önünde canlanıyormuş gibi hissettim.
Dilin akıcı olmasından bahsetmiyorum bile.
Hatta bu kitabı okurken sevdiceğiminle beraber harman dalı ya da zeybek oynadığımızı bile hayal ettim.
Aah aah keşke oynamayı bilseydik!
Bakalım kitabın arka sayfasında ne yazıyormuş:
 
"...Yüzbaşı kollarını iki yana açıp ayağını yere vurarak, zeybeğe başladı. Daha ilk hareketi ile çok erkeksi ve çok efece bir oyun oynadığı belli oluyordu. Feraye şaşkın, öylece Yüzbaşı'yı seyrediyordu. Yüzbaşı bir adımda onun yanına yaklaştı ve yavaşça "Hadi küçük kız, başla. Herkes bize bakıyor."dedi. Feraye, utana sıkıla çevresine bir göz attı. Kendilerinden başka oynayan kimse yoktu. Gerçekten de herkes nefesini tutmuş, onlara bakıyordu. Feraye de kollarını kaldırdı. Müziğe ve Yüzbaşı'ya uymaya çalışıyordu. İlk bir iki dakika bocaladı. Sonra, sanki çevresindeki herkes yok oldu. Yüzbaşı'nın gözlerinden, kendisine doğru bir alev akıyor gibiydi. Başka bir tarafa bakamıyordu. Birbirlerine kilitlenmiş ve uyum içinde; Yüzbaşı erkekliği, kahramanlığı ve tutkuyu, Feraye de kadını ve zarafeti anlatan hareketlerle oynuyorlardı... Ne zamandan beri bu haldeydiler, kendileri de seyredenler de farkında değildi. Müzik devam ediyordu. Belki de ikinci veya üçüncü tekrarıydı..."
 
İşgal altındaki bir ülke... Ellerinde silahları, ayaklarında çarıkları olmadan; yüreklerindeki vatan aşkı ve hürriyet sevdasıyla cepheye koşan kahraman bir halk... Ve bu savaşın tam ortasında, kan ve göz yaşıyla filizlenen bir aşkın tutku dolu hikayesi...
 
Feraye; Naşide Gökbudak'ın eşsiz anlatımı ve yaşanmış hikayelerden yola çıkılarak hazırlanmış kurgusuyla unutulmayacak bir roman..."
 
 
 
 
 
 
 


13 Haziran 2014 Cuma

Naşide Gökbudak - Rahmi Bey

Sırada Rahmi Bey var demiştim hani size. Kitabı bitireli oldu birkaç gün (nasıl da devrik cümle kurarım ama :). Rahmi Bey kitabı yazarın amcasının hayatını anlatıyor. Kitapta kurgu hatası var, editörü not düşmüş zaten, düzeltilmesi gerekiyor acilen:
"Benim yaşamaya hakkım yok. Hep ölmeyi düşündüm ama nasıl ölebileceğimi bilemedim. Ben karnımda o ırz düşmanlarından birinin bebesini taşırım beg!" diye ağlayarak Rahmi'nin ayaklarına sarılmıştı. Rahmi ne yapacağını şaşırmıştı. Iraz'ı nasıl barındıracağını düşünürken, bir de babasız bir çocuk çıkmıştı. O gece sabaha kadar uyumadı. Sabah erkenden, (tecavüze uğradıktan üç yıl sonra hamile kalıyor. Kurguda ciddi bir hata. Editör Notu)" {sf: 157}
Sanırım ne demek istediğim daha net olmuştur bu şekilde :) Ben bu noktadan sonra koptum kitaptan. Yani okusanız da olur okumasanız da.


6 Haziran 2014 Cuma

Okunmayı Bekleyen Kitaplar

Okunmayı bekler kitaplarım...
Naşide Gökbudak'ın Rahmi Bey adlı romanına başladım bile.
Darısı diğerlerinin başına :)



5 Haziran 2014 Perşembe

Naşide Gökbudak - Asıl Adı Atiye

İlk defa ismini duyduğum bir yazar Naşide Gökbudak.
{Bu benim ayıbım sanırım}
Bir alışveriş sitesindeki kitaplara göz atarken karşılaştım yazarın kitaplarıyla.
O an eklemiştim Okunacak Kitaplar listeme yazarı.
Midyat'ta Kiler Market'te kitap reyonuna göz atarken de karşıma çıktı indirimli bir şekilde.
Nasip.
Aldım tabi hemen birkaç kitabını.
Alamadığım birçok kitabı var daha.
Nasip.
Kitap Halide Edip Adıvar tadında, Cumhuriyet'in ilk kuruluş yıllarında geçen gerçek bir hikayeye dayanıyor. Hatta yazarımız bu kitabında Teyzesinin hayatını anlatıyor.
Beni etkileyen bir kitap oldu, sevdim kısacası.
Ama üzüldüm de okurken aynı zamanda.
Ne oldum dememeli ne olacağım denilmeli her zaman için.
Yazarın kitabın son sayfalarında paylaştığı bir cümle vardı ki, her şeyi özetleyen; ne yazık ki paylaşamıyorum onu sizinle. Çünkü o zaman kitabın sonunu da söylemiş olurum.
Okuyun bence ilk fırsatta.
Dili akıcı olduğundan birkaç günde bitirirsiniz.
 
 
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...